Tam 12 yıl sonra! Şam Büyükelçiliği faaliyetlerine yeniden başladı
Suriye’de muhaliflerin 27 Kasım’da başlattıkları operasyonun ardından Baas rejimi devrildi. Devrik lider Beşar Esad’ın Rusya’nın başkenti Moskova’ya kaçmasının ardından ülkede yeni dönem başladı.ŞAM BÜYÜKELÇİLİĞİ’NDE TÜRK BAYRAĞI GÖNDERE ÇEKİLDİ Türkiye, Suriye’de büyükelçiliğin yeniden açılması için harekete geçti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın peş peşe açıklamalarının ardından 12 yıl sonra Şam Büyükelçiliği açıldı. Büyükelçilik konutunda Türk bayrağı göndere çekildi.GEÇİCİ MASLAHATGÜZAR GÖREVE BAŞLADIMoritanya Büyükelçisi Burhan Köroğlu da Şam Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı olarak görevlendirildi. Köroğlu, büyükelçiliğe gelerek göreve başladı.”SURİYE’NİN YENİDEN İMARINDA SURİYE HALKININ YANINDA OLACAĞIZ”Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuyla ilgili “İşte bugün, Şam Büyükelçiliğimizi faaliyete geçiriyoruz. Suriye’nin yeniden imarı ve ayağa kaldırılmasında da tüm kesimiyle Suriye halkının yanında olacağız” ifadelerini kullandı.AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÇELİK: BÜYÜK BİR MÜCADELEYE ATILMIŞ GÜÇLÜ BİR İMZAAK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de yaptığı açıklamada şunları söyledi: ” Şam Büyükelçiliğimizde şanlı bayrağımızın 12 yıl aradan sonra göndere çekilmesi ve elçilik faaliyetlerimizin yeniden başlaması, büyük bir mücadeleye atılmış güçlü bir imzadır. Katliam şebekelerinden kurtardığımız Suriyeli kardeşlerimizin sürekli yanında olduğumuz gibi, Suriye halkının özgür ve onurlu geleceğine yürümesinde de en büyük dostu ve destekçisi Türkiye olacaktır.Cumhurbaşkanımızın bölge politikalarına ve uluslararası siyasete dönük eşsiz tecrübesi ve dirayeti ile bu zorlu yolculuğun her anında tarihin doğru tarafında durduk. Suriye halkına bu yeni dönemde de yanlarında olmaya devam edeceğimizi tarihi bir olayla daha ifade etmiş olduk.”MART 2012’DE KAPATILMIŞTISuriye’nin Şam kentinde bulunan Türk Büyükelçiliği, rejimin barışçıl göstericilere karşı şiddete başvurduğu süreçte hizmet vermeye bir süre devam etmiş ancak 26 Mart 2012’de faaliyetlerini durdurmuştu. Büyükelçilik çalışanları ve aileleri de bu kararla Türkiye’ye dönmüştü.SURİYE’DEKİ GELİŞMELERSuriye’de 27 Kasım’da rejim karşıtı silahlı gruplar ile Beşşar Esed güçleri arasında çatışmalar yoğunlaşmıştı. Gruplar, 30 Kasım ile 7 Aralık’ta Halep, İdlib, Hama ve Humus gibi en büyük illerde üstünlük kurmuştu. Başkent Şam’a 7 Aralık’ta girmeye başlayan gruplara halk kitlelerinin de destek vermesiyle rejim, Şam ve diğer birçok bölgede kontrolü tümüyle kaybederek çökmüştü.Baas Partisi’nin 61 yıllık iktidarı sona ererken rejim lideri Esed başkentten kaçmıştı. Öte yandan, Suriye Milli Ordusu da aralıkta başlatılan Özgürlük Şafağı Operasyonu’nun ilk gününde Tel Rıfat ilçe merkezini terör örgütü PKK/YPG’den kurtarmıştı. Operasyonda Münbiç ilçesinin de kurtarılmasıyla, Fırat Nehri’nin batısındaki en büyük terör yuvasına dönüşen bölge, PKK/YPG’den temizlenmişti.
Gazeteci Nevşin Mengü gözaltına alındı
Kırmızı bültenle aranan terör örgütü YPG/PYD lideri Salih Müslim ile yaptığı röportaj nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında resen soruşturma başlatılan gazeteci Nevşin Mengü sabah saatlerinde gözaltına alındı. İşlemleri tamamlanan Mengü, yurt dışına çıkış yasağıyla serbest bırakıldı. ADLİ KONTROLLE SERBEST BIRAKILDIİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “13.12.2024 tarihinde sosyal medya hesabından YPG/ PYD terör örgütü lideri olup kırmızı bültenle aranan Salih Müslim ile yaptığı, terör örgütünü ve eylemlerini övücü nitelikteki söylemleri içeren röportajı yayınlayan Nevşin Mengü hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca re sen başlatılan soruşturma kapsamında şüpheli bugün sabah saatlerinde gözaltına alınmış, savunmasının alınması akabinde adli kontrol işlemiyle sevk edildiği nöbetçi Sulh ceza Hakimliğinde ” yurt dışı çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol tedbir uygulanmasına karar verilmiştir. Kamuoyunun bilgisine duyurulur. ” ifadeleri yer aldı. PROGRAMI NEDEN SİLDİĞİNİ BU SÖZLERLE AÇIKLAMIŞTINevşin Mengü, Salih Müslim ile yaptığı röportajı neden sildiğini, “Malum Suriye’den yeni döndüm. Esad sonrası yeni bir dönemin hazırlıkları var. Bu yeni döneme girilirken, yabancı basına da Türkiye ile konuşmak istediğini söyleyen Salih Müslim’in değerlendirmesini almak istedim. Ancak TCK uyarınca bu röportajın suç ve suçluyu övmek kapsamına girebileceği konusunda hukukçu arkadaşlardan uyarı aldım. Bu nedenle söz konusu röportajı kaldırdım. Yanlış anlaşılmaların önüne geçmek isterim.” sözleriyle açıklamıştı.
ABD, Suriye’de Heyet Tahrir Şam ile direkt temas kurdu
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Suriye’deki Baas rejimini deviren gruplardan Heyet Tahrir Şam ile direkt temas kurduklarını açıkladı.BLİNKEN’DAN SURİYE AÇIKLAMASIABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Suriye’deki gelişmeleri görüşmek üzere düzenlenen dışişleri bakanları toplantısı için gittiği Ürdün’ün Akabe kentinde basın toplantısı yaptı. Toplantıda, ” Suriye, son yarım yüzyılda herhangi bir haftada olduğundan daha fazla değişti.” diyen Blinken, ABD’nin ve diğer bölgesel güçlerin, Suriye’nin geçici liderlerinin gelecekteki bir Suriye hükümetine “destek ve tanınma” karşılığında uymasını umdukları bir dizi ilke üzerinde anlaştıklarını söyledi.”GEÇİŞ HÜKÜMETİ, KOMŞULARIYLA İYİ GEÇİNMELİ”Blinken, Suriye’deki “kapsayıcı ve temsili” geçiş hükümetine, azınlıkların ve kadınların haklarına saygı gösterilmesi, terörist gruplara karşı hiçbir tolerans tanınmaması, kimyasal silah stoklarının imha edilmesi ve Suriye’nin komşuları ile iyi geçinmesi çağrısında bulundu.ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken”HTŞ İLE DİREKT TEMAS HALİNDEYİZ”Bir gazetecinin bu süreçte ABD’nin terörist grup olarak gördüğü HTŞ ile iletişimin olup olmadığı ile ilgili bir soruya Blinken, “HTŞ ve diğer taraflarla temas halindeyiz.” dedi ve temas halinde olan herkese, Esed rejimi döneminde gözaltına alınan ABD’li gazeteci Austin Tice’ı bulmanın ve onu eve getirmenin önemini vurguladıklarını belirtti.”DEAŞ SURİYE’DEKİ GEÖİŞ SÜRECİNDEN FAYDALANMAYA ÇALIŞABİLİR”Blinken, Suriye’de SDG adını kullanan PKK/YPG terör örgütü gruplarının durumu hakkında da Türkiye’deki yetkililerle görüşmeler yaptığını hatırlatarak, DEAŞ’ın Suriye’deki geçiş sürecinden faydalanmaya çalışabileceğini öne sürdü ve bu gruplar için “bu anda bu rolü sürdürebilmek çok önemli” ifadesini kullandı. Amman yönetiminin ev sahipliğinde Ürdün’ün Akabe şehrinde Suriye’deki gelişmeleri görüşmek üzere düzenlenen toplantıya Ürdün, Türkiye, ABD, Suudi Arabistan, Irak, Lübnan, Mısır dışişleri bakanları ile AB ve BM temsilcileri katılıyor.
HTŞ lideri Colani: Suriye’deki tüm silahlı grupları dağıtacağız
Heyet Tahrir Şam’ın (HTŞ) lideri Ahmed eş-Şera (Ebu Muhammed el-Colani), Türkiye’den yayın yapan Suriye TV’ye röportaj verdi. Şera’nın ilk televizyon röportajındaki mesajları dikkat çekiciydi.HTŞ LİDERİ: TÜM SİLAHLI GRUPLARI DAĞITACAĞIZŞera Suriye Savunma Bakanlığı’nın tüm silahlı grupları dağıtacağını ve tüm silahların Suriye devletinin yetkisi altında olacağını söyledi. Şera Şam’ın trajik koşullara maruz kaldığını, yıkımın da her yere yayıldığını belirterek, “Suriye’yi yönetmek için devrimci zihniyetten devletçi zihniyete geçilmesi gerekiyor.” dedi.Suriye’nin maruz kaldığı trajediyi sonlandırmak için dikkatlice hazırlanmış planlar gerektiğini dile getiren Şera, acil sorunlarla başa çıkmak için pratik adımlar atmadan önce verilerin toplanması ve analiz edilmesi gerektiğine dikkati çekti. Şera, sürdürülebilir istikrarın sağlanması için ülkenin hukuk ve kurumlara dayalı bir devlet kurması gerektiğini söyledi.”DEVRİK REJİMİN CAPTAGON ÜRETİMİNE SON VERECEĞİZ”Suriye’nin geleceğinin yönetişim ve adalet temellerinin kurulmasına bağlı olduğunu söyleyen ve çöken rejimin devrik lideri Beşar Esad döneminde yapılan hatalara düşülmemesinin önemini vurgulayan Şera, Suriye’nin yeni yönetiminin, rejimin captagon üretimine son vereceğini vurguladı. Şera, Esad rejimini devirmek için uzun yıllar plan ve hazırlık yaptıklarına işaret ederek, yeni dönemde tüm vatandaşların haklarını ve adaleti garanti altına alacak yeni Suriye’nin inşasının önemine değindi.Esad rejimi döneminde Rusya Hava Kuvvetlerinin yoğun şekilde sivil hedefleri vurmaya odaklandığını anımsatan Şera, Gazze’de yaşananların Suriye’nin kuzeyinde tekrarlanmasından korkulduğunu ve bunun da insani sorunların tırmanmasına yol açtığını aktardı.Heyet Tahrir Şam (HTŞ) lideri Ahmed eş-Şera (Ebu Muhammed el-Colani)”İSRAİL’İN ARGÜMANLARI ARTIK DAYANIKSIZ”Şera, İsrail’in son günlerde Suriye’de artan saldırılarına ilişkin, “İsrail’in argümanları artık dayanaksız ve son ihlallerini haklı çıkarmıyor” değerlendirmesinde bulundu. Şera, İsrail’in Suriye’de angajman sınırlarını aştığını ve bunun da bölgedeki gerilimi artırdığını söyledi. Suriye’nin yıllarca süren çatışmalardan sonra tükendiğini anımsatan Şera, bu aşamada önceliğin, daha fazla yıkıma yol açabilecek çatışmaların içine çekilmek değil, yeniden inşa ve istikrarı sağlamak olduğunu sözlerine ekledi.”TEK YOL DİPLOMASİ”Şera, uluslararası toplumu bu gerilim karşısında acilen müdahale etmeye ve sorumluluklarını üstlenmeye çağırarak, bölgedeki durumun kontrol altına alınmasının ve Suriye’nin egemenliğine saygı gösterilmesinin önemine dikkati çekti. Her türlü güvenlik ve istikrarı sağlamanın tek yolunun diplomasiden geçtiğini belirten Şera, rejimin yıkılmasının Suriyelilerin birlik olmasının bir sonucu olduğunu belirtti.”İRAN HALKINA DÜŞMANLIK BESLEMİYORUZ”Şera, İran’ın bölgede “Yayılımcı proje yürüttüğünü” ve bunun komşu ve körfez ülkelerine tehdit oluşturduğunu ifade ederek, “İran’ın Suriye’deki varlığını bitirmeyi başardık. Ancak İran halkına düşmanlık beslemiyoruz. Bizim sorunumuz ülkemize zarar veren politikalarla.” dedi.RUSYA İLE İLİŞKİLERŞera, Suriye yönetiminin Rusya’yı kışkırtmaktan kaçınmaya çalıştığını ve iki ülkenin yararına olacak şekilde Rusya’ya Suriye ile ilişkilerini değerlendirmesi için fırsat tanıdığını dile getirdi. Şera, gelinen aşamanın, uluslararası ilişkilerin dikkatli şekilde yönetilmesi gerektirdiği olduğunu kaydetti.Esad’ın Suriye’yi kişisel çıkarlar uğruna “bir çiftlik gibi” kullandığını dile getiren Şera, yapılan hırsızlığın boyutunun çok büyük olduğunu ve gelecekte bu ihlalleri gösteren belgeleri yayınlayacaklarını açıkladı. Şera, “Şu anda önceliğimiz halkın temel ihtiyaçlarını karşılamak ve daha istikrarlı ve adil bir geleceğe ulaşmak için çalışmaktır.” değerlendirmesini yaptı.
Elif Çamoğlu Ülgen’in Vatandaşlık Krizi ve Diplomasiye Kara Lekesi
Türkiye’nin Eski Pretoria Büyükelçisi Elif Çamoğlu Ülgen, Güney Afrika’daki görev süresince sergilediği skandal tavırlarla Türk diplomasisine gölge düşürdü. Osmanlı âlimi Erzurumlu Seyyid Ebubekir Efendi’nin torunlarının Türk vatandaşlığı başvurularını işleme almayarak tarihi ve milli sorumluluğunu hiçe sayan Çamoğlu’nun, durumu gündeme taşıyan bir gazeteye paçavra diyerek hakaret ettiği iddiaları da tepkilerin odağı oldu.
Osmanlı Mirasına İhanet
Erzurumlu Seyyid Ebubekir Efendi, Osmanlı Devleti tarafından Güney Afrika’ya gönderilmiş, burada İslam’ı yaymış ve önemli bir miras bırakmıştı. Ancak torunlarının Türkiye’ye vatandaşlık başvurularının, Büyükelçi Çamoğlu’nun keyfi tutumuyla karşılaştığı öne sürüldü. Güney Afrika’daki Türk toplumu, bu saygısız tavrı “Osmanlı mirasına ihanet” olarak nitelendiriyor.
Hakaret Diplomasisi
Vatandaşlık başvurularındaki gecikme ve kayıtsızlığın yanı sıra, konuyu haberleştiren basın kuruluşlarına yönelik kullandığı “paçavra” ifadesi, Çamoğlu’nun Türkiye’yi temsil etme yeteneği hakkında soru işaretleri doğurdu. Diplomatik nezaketi hiçe sayan bu açıklama, Türkiye’de ve yurtdışında geniş çaplı eleştirilerle karşılandı.
Merkeze Çekilme Kararı
Yaşanan bu skandallar sonrası Çamoğlu, 22 Mayıs 2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile merkeze çekildi. Yerine Ayşegül Kandaş atanarak Pretoria’daki diplomatik kriz sonlandırılmaya çalışıldı. Ancak Çamoğlu’nun görevde olduğu süre boyunca Türkiye’ye verdiği zararın etkilerinin sürdüğü ifade ediliyor.
Roma Büyükelçiliği İddiaları
Son dönemde, Elif Çamoğlu Ülgen’in Roma Büyükelçiliği‘ne atanmasının gündemde olduğu yönündeki haberler, diplomatik kulislerde tartışılmaya başlandı. Ancak bu iddialar, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın diplomatik hassasiyetlerine ve devlet anlayışına uygun görülmüyor. Kulislerde konuşulanlara göre, Çamoğlu’nun geçmişte sergilediği tutumlar göz önüne alındığında, bu atamanın kabul edilmeyeceği belirtiliyor. Bu durum, devletin temsilcilerinde aranan liyakat ve milli hassasiyet vurgusunu bir kez daha gündeme getiriyor.
Skandalların Eşi: Sinan Ülgen
Büyükelçinin eşi Sinan Ülgen de Türkiye’nin uluslararası arenadaki itibarını zedeleyen açıklamalarıyla tepki topluyor. Ülgen’in, yalan paylaşımı olan “Hindistan, Türkiye’nin BRICS üyeliğini engelledi” şeklindeki sosyal medya paylaşımı, Türkiye’nin diplomatik ilişkilerdeki hassasiyetini gözetmeyen bir çıkış olarak değerlendirildi. Bu tür açıklamaların, ülkenin stratejik çıkarlarını zedelediği görüşü hâkim.
Diplomatik Krizden Çıkarılması Gereken Dersler
Türkiye’nin diplomatik temsilcileri, ülkeler arasındaki ilişkileri güçlendirmek ve milli çıkarları savunmakla yükümlüdür. Ancak Çamoğlu ve ailesinin sergilediği tutum, bu sorumluluğun nasıl suistimal edilebileceğini gözler önüne seriyor. Türk diplomasisinin geleceği için bu olayların bir dönüm noktası olması gerektiği açık.
Güney Afrika’daki büyükelçilik krizinin ardından, Türkiye’nin diplomatik temsilciliklerinde liyakat ve milli hassasiyetin esas alınması gerektiği bir kez daha ortaya çıktı. Çamoğlu’nun görev süresince yaşananlar, Türk diplomasisinin itibarını yeniden tesis etme zorunluluğunu hatırlatırken öte yandan İletişim Başkanı Fahrettin Altun‘un konuyu hassasiyetle takip ettiği öğrenildi.